Ağustos 21, 2007 · Yorum Yapın
bürokrasiyi sevmiyorum. ben bu hayata göre biri değilim galiba.
→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
workshop-artexperience//@bilgi
Ağustos 20, 2007 · Yorum Yapın
→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
mahkeme yazısı//
Ağustos 20, 2007 · Yorum Yapın
Mahkeme hakkında bilgilendirme yazısı gelen e-postalar ve aramalar yüzünden bugün yarın burada olacak. Türk Telekom WordPress’i mahkemeye verdi tüm wordpresserlar, bloggerlar kapandı birkaç gün. O yüzden ulaşamayanlar olduysa, o yüzden ulaşamadı.
İyi günler.
MÜDÜRİYET
→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
schaisse von osym//
Ağustos 17, 2007 · Yorum Yapın
Dün öSS’ye maruz kalan herkes döküldü. Paramparça oldular çoğu. En çok çalışanlar en çok dağıldı. En çok alerjikler, en çok fenalaşanlar, en çok sıkılanlar en çok saçıldı. Herkes kendinden çok aşağıda yerlere girdi. Herkes şokta! Die Neue Papa ist Deutsch! Das ist neue schaisse von OSYM!
Ben kendi sıramdan iki bin kişi aşağıya, sembolik tercihime yerleştim. Ama B planını aklıma sokanlara uyup başka bir sınava daha girmiştim. Oraya da burslu girdim az önceki habere göre. Herkes B planları yapıyor şimdi, dikey geçişle alt sıralarından kurtulmaya çalışıyorlar. Bu sıcağa alışmak gibi bir şey. Maruz kaldığımız şey kötü bir şey. Gençler olarak sürekli bacaklarımız kırılıyor, sürekli sakat kalıyoruz.
Ama ülke olarak da kendi yolumuzu bulmayı öğreniyoruz mecburen. Yine öyle olacaktır.
→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
istanbul is a fuck city//beirut//melih gökçek ve hülya avşar arası seferler
Ağustos 16, 2007 · Yorum Yapın
İstanbul taksilerinin içinde sürekli bir yerlere yetişiyoruz. Sürekli. Alışverişte rengarenk kızların kötü erkek arkadaşları ya da zengin koca adayları arasından kayıyoruz. Ucuz çin yemeği nerede var?
Tramvay yoluna giren taksicilere kızıyorum. Ölümlerin ve kazaların bu kadar ortasında, sağında solunda bir yer İstanbul. Her an önünüzden koşan kavgacı çocuklar, her an polislerin gaspçıları kovalamacası oluyor. Zencefil’e kaçalım. Oranın bahçesi var. Sanki hiç burada değilmişsiniz gibi yemekler. Ve iş iş adamların öğle toplantıları. Şu binayı nereye dikelim, kimi nasıl s*kelim ?
Beirut’un yeni albümü geliyor. Tam da bunların üzerine.
Melih Gökçek herkese sadece kafasını yıkamasını öğütledi. İşte yeni çözüm. Teletabi zekasında bir çizgi dizi artık Melih Gökçek’in nağmeleri. Hülya Avşar’ın televizyonlarda saçtıklarından farkı var mı ? Yok. O nasıl kendi zekasını saçıyorsa ve nasıl fashion çocuklar çok fashion ayakkabılarını Avşar’ı da beğendiklerini ve iş kadınlığını takdir edip kafalarının üzerinde ağırlıyorlarsa Melih Gökçek’in de dediklerini ben öyle ağırlıyorum. Ama daha ziyade kafamdan aşağıda.
→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
bir kötü bir iyi haber//
Ağustos 15, 2007 · Yorum Yapın
Bugün tam da mülakatın ortasında söylediler, Ceo Fei bienalde olmayacakmış. Hou Hanru onu Lyon Bienali’ne götürüyormuş. Hesabını soracağım, bu bir. Diğer haber, iyi olanı yani, United Visual Artists’den (daha önce buraya teşrif etmişlerdi, arşivi karıştıran bulacaktır) Chris Bird santral’in açılışında bulunacak bir gösteri için. O gece de Jazzanova bilgi’de olacak.
Yarın da öss geliyor. Şaysıbok.
→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
bir soru//
Ağustos 8, 2007 · 1 Yorum
Bugün Radikal’de Hou Hanru ile ilgili güççücük bir yazı çıkmıştı. Yanında da Leyla Gediz’in ikinci küratöryal denemesinin haberi. Bilsar’da SADECE KADIN SANATÇILAR ile bir sergi yapacağı yazıyordu. Serginin adı da Sobe! imiş. Listenin sonunda Gökçen Cabadan’ın da adı yazıyordu. Sanırım bir isim karışması oldu. İy hoş da, bu haberi yazan bu işleri bilmiyorsa ne bokuma yazıyor ? Çok da mühim değil, kimse çıkıp Kadir İnanır’ım ulan ben! Erkeğim! yapmayacak ama bilmediğin bokta elinin işi ne demezler mi adama? Çok bilene yazdır mesela. Türkçe’de gözün s*ke mi bakıyor da derler. Gözleri nereye bakıyor acaba editöryallerin. Onlar sıcakta editör yeller mi oluyorlar acaba ? Editör ne yeller ikinci sorum olacak o zaman. Editörler neleri eller, neleri bırakır kırparken de üçüncü bir soru olarak masada.
Çok mu abarttım. Evet. Basın işte. Basıyor basıyor gidiyor.
____________________
sonradan not: Azra Hanım bir comment yazmış, sağolsun. Ben görünce biraz da kadın sanatçılar içinde bir erkek (çiçekler arasında bir böcek metodu) metodu ile de belki bir şeyler sağlanıyordur diye düşünmedim değil. Ama Radikal Kültür San’at ofisinin bir değil iki değil şeyleri olduğu için bu fikri hemen kovmuştum oralardan buralardan.
→ 1 YorumKategoriler: Uncategorized


